KOBİ web sitesi ne işe yarar? Vitrin değil, çalışan bir araç

"Bizim de bir sitemiz olsun" diye başlayan işin sonu
Çoğu KOBİ web sitesi şöyle doğar: tanıdık bir yeğen ya da ucuz bir ajans, logo, birkaç stok fotoğraf, "yıllardır kaliteli hizmet" cümlesi, en altta telefon numarası. Site açılır. Üç ay sonra kimse girmiyordur, kimse aramıyordur, ertesi yıl alan adı yenilenmez ve iş orada biter.
Sorun sitenin çirkin olması değil. Siteye bir iş tarif edilmemiş olması. Vitrin dediğin şey camekândır; camekâna koyduğun malın satılması için içeride bir tezgah, bir fiyat etiketi ve müşteriyi karşılayan biri gerekir. Telefonu çalan bir işletmenin sitesinden beklemesi gereken şey de bu: telefonda tekrar tekrar anlattığın şeyleri senin yerine anlatsın, anlatamadığı yerde de karşındakini sana en kısa yoldan bağlasın.
Günde on kere aynı soruyu cevaplıyorsan
Bir lastikçiye günde kaç kere "265/65 R17 var mı, kaça, bugün takar mısınız" diye sorulur? Kuaföre "cumartesi saat kaça yeriniz var"? Veterinere "kısırlaştırma sonrası kaç gün sonra tekrar geleceğiz"? Sürücü kursuna "kayıt için hangi evraklar lazım"?
Bunların hepsinin cevabı bellidir ve hepsi telefonda, tek tek, elle veriliyor. Sitenin ilk işi bu: sık sorulan şeyleri dürüst ve açık biçimde yazıya dökmek. Evrak listesi, çalışma saatleri, hangi markalarla çalıştığın, randevusuz gelinip gelinemeyeceği, park sorunu, kartla ödeme geçip geçmediği, kapalıysan en yakın ne zaman açık olacağın.
Bu yazıldığında iki şey oluyor: telefon trafiğinin bir kısmı düşüyor, kalan aramalar da daha nitelikli geliyor. Çünkü arayan kişi temel bilgiyi okumuş, "acaba" aşamasını geçmiş oluyor.
Gelen kişinin bir sonraki adımı belli olmalı
İnsan ne yapacağını anlamadığı sayfayı kapatır. Bu yüzden her sayfanın sonunda tek bir net adım olmalı: "Randevu al", "Fiyat sor", "Yol tarifi al", "WhatsApp'tan yaz". İki değil, bir. Sayfanın üstünde telefon numarası, ortasında üç ayrı buton, altında bir form olduğunda ziyaretçi seçim yapmaz, çıkar.
Telefonda konuşmayı sevmeyen bir kitle de var. Onlar için formun ya da WhatsApp bağlantısının gerçekten çalışıyor olması telefon kadar önemli. Formu koyup gelen mesajı okumayan bir site, kapısını açık bırakıp içeride kimseyi bulundurmayan dükkâna benzer. İletişim sayfası bir süs değil, işin girdiği kapıdır.
Adres, saat, konum: sitenin en çok okunan yeri
Sitenin en çok bakılan sayfası çoğu zaman "hakkımızda" değil, adres ve çalışma saatleridir. Kişi telefonunu eline almış, sana gelmeye karar vermiş, sadece nereye gideceğini ve açık olup olmadığını teyit ediyordur.
Bu bilgiler siteyle Google Haritalar kaydında birebir aynı olmalı. Taşındıysan, saatini değiştirdiysen ya da tatile girdiysen sitede eski hâli duruyorsa, o kişi kapalı kapıya gelir. Kapalı kapıya gelen müşteri bir daha denemez.
Telefondan bakan biri neyi görüyor
Bugün küçük işletmelerin sitesine gelenlerin büyük kısmı telefondan geliyor; çoğu zaman yolda, ayakta, tek eliyle. Buna rağmen siteler hâlâ bilgisayar ekranına göre yapılıp "telefonda da açılıyor" denip geçiliyor.
Kendi siteni dürüstçe denemenin yolu şu: telefonunu al, sitene gir ve üç şeye bak. Yazıyı büyütmeden okuyabiliyor musun? Telefon numarasına parmakla ilk denemede basabiliyor musun, yoksa yanındaki bağlantıya mı gidiyor? Adresi görmek için kaç kere aşağı kaydırman gerekiyor?
Bir de şu var: insan tanımadığı bir işletmeye para vermeden önce, orada gerçekten birilerinin olduğuna ikna olmak ister. Gerçek dükkân fotoğrafı, gerçek isim, gerçek adres ve daha önce yaptığın işler bunu sağlar. İnternetten alınmış stok fotoğraflarla dolu bir site, aynı fotoğrafları kullanan yüzlerce siteden biri gibi görünür ve tam tersini yapar.
Sitenin içini değiştiremiyorsan site ölür
KOBİ sitelerinin çoğu, yapıldığı gün ne yazıyorsa üç yıl sonra da onu yazıyor. Sebebi tembellik değil: içeriği değiştirmek için siteyi yapan kişiye ulaşmak, iş yükünü tarif etmek ve beklemek gerekiyor. İnsan da doğal olarak vazgeçiyor.
Bu yüzden sitenin bir yönetim paneli olması gerekir; yani parolayla girip fiyat listesini, çalışma saatini, kampanyayı ve fotoğrafları kendi başına değiştirebileceğin bir ekran. Panel yoksa site canlı bir araç değil, taş yazıttır.
Google'da çıkmak da sitenin çalışmasına bağlı
"Sitem var ama Google'da çıkmıyorum" cümlesi çok duyulur. Google, ne sattığını anlayamadığı, telefonda açılmayan, iki cümlelik içerikten ibaret siteyi öne çıkarmaz. Hizmetlerin ayrı ayrı ve düz Türkçeyle anlatılmışsa, hangi ilçede çalıştığın yazıyorsa, sayfalar telefonda düzgün açılıyorsa aranan yerde çıkma ihtimalin artar. Bunun sihri yok; yazılı, doğru ve güncel içerik meselesidir.
Aynı şey yaptığın işlerin görünmesi için de geçerli. İnsan tarif edilen işe değil, bitmiş işe güvenir. Bizim teslim ettiğimiz işler sayfası da tam olarak bunun için var: söz değil, çalışan sistem.
Peki biz ne yapıyoruz
IEF Software'de KOBİ'lere yaptığımız site, hazır tema üstüne kurulan bir tanıtım sayfası değil. Önce işletmenin telefonda en çok ne anlattığını konuşuyoruz, siteyi o soruların üstüne kuruyoruz; sonuna randevu, teklif ya da sipariş formunu koyuyoruz; içeriği kendin değiştirebilesin diye panelini veriyoruz ve kendi sunucumuzda barındırıyoruz. Neyi nasıl yaptığımızı hizmetler sayfasında ayrıntısıyla yazdık; benzer konularda yazdıklarımıza da yazılar bölümünden bakabilirsin.
