İçeriğe geç
IEF Software
contact@iefsoftware.tr
← Yazılar

QR menü: kafeler için neyi çözer, neyi çözmez

Cep telefonu ve cam masanın olduğu açık hava kafesinde Türk çayı tutan ellerin yakın planı.
Fotoğraf: Ayşin S. · Pexels

Basılı menü sandığından pahalı

QR menü, masaya konan karekodu telefon kamerasıyla okutunca açılan menü demek; kafede uygulama indirmeye gerek kalmadan tarayıcıda açılır. Kafeler için asıl mesele şu: basılı menü, göründüğünden daha pahalı bir alışkanlık.

Baskı parası tek seferlik gibi durur ama değildir. Tedarikçi fiyatı zamlayınca menüyü ya yeniden bastırırsın ya da fiyatın üstünü bantlarsın. Bantlanmış menü, "burada işler yolunda gitmiyor" mesajı verir. Bir de yıpranma var: kapaklar kirlenir, sayfalar ıslanır, birkaç tanesi kaybolur. On beş masalık bir yerde elde daima yirmi menü bulundurmak gerekir, çünkü aynı anda yirmi kişi bakabiliyor.

Asıl sıkıntı ise güncelleme hızıdır. Yeni bir tatlı koydun, akşam servise girecek. Basılı menüde o tatlı yoktur; garson tek tek anlatır, unuttuğu masada tatlı satılmaz.

QR menünün gerçekten çözdüğü şeyler

Fiyat ve ürün değişikliği anında yapılır. Kahve fiyatı sabah değiştiyse öğlen menüde değişmiştir. Bantlama, yeniden baskı, "o fiyat eski" muhabbeti yok.

Tükenen ürün gizlenir. Akşamüstü tatlı bittiyse menüden kaldırırsın. Sipariş verildikten sonra "o kalmamış" demek, kafede müşterinin en sevmediği andır.

Menü sayfaya sığmak zorunda değildir. Basılı menüde yer derdiyle attığın açıklamaları buraya yazabilirsin: içinde ne var, hangi sütle yapılır, acı mı, kaç kişilik. Alerjisi olan ya da laktoz tüketmeyen müşteri garsonu çağırmadan bakar.

Yabancı dil ucuzlar. İkinci bir dil için ayrı bir menü bastırman gerekmez.

Fotoğraf koyabilirsin. Ama hepsine değil. Kötü çekilmiş bir fotoğraf, hiç fotoğraf olmamasından daha çok zarar verir. Sadece düzgün fotoğrafını çekebildiğin ürünlere koy.

QR menünün çözmediği şeyler

Burayı satan pek anlatmaz. QR menü tek başına şunları çözmez:

Sipariş almaz. Karekodu okutan müşteri sadece menüye bakar; garson yine masaya gider. Masadan sipariş almak isteyen ayrı bir düzen kurmalı ve bu, mutfakla kasanın da o düzene uyması demektir.

Yaş ve alışkanlık farkını silmez. Yaşlı müşterin karekodu okutmakla uğraşmaz, gözlüğünü çıkarmak istemez. Telefonunun şarjı bitmiş olan da vardır. Elde birkaç basılı menü bulundurmak zorundasın; bu bir eksiklik değil, işin doğası. Kafeler için kurduğumuz sistemleri teslim ettiğimiz işlerde görebilirsin.

Kötü internetin çaresi değildir. Bodrum katında, taş duvarlı bir yerde telefon çekmiyorsa QR menü açılmaz. Kafede misafir kablosuz ağı yoksa ya da şifresi masada yazmıyorsa, menüye ulaşmak müşterinin derdi olur. Karekodun yanına ağ adını ve şifreyi yazmak en ucuz çözümdür.

Ağır açılan menü, olmayan menüden kötüdür. Yüksek çözünürlüklü otuz fotoğrafla hazırlanmış bir menü telefonda geç açılır. Müşteri bekler, sıkılır, telefonunu bırakır ve garsona "ne var ne yok" diye sorar. Menünün birkaç saniyede açılması, tasarımın güzelliğinden daha önemlidir.

Kalabalık menüyü düzeltmez. Kırk çeşit içeceğin varsa, basılıda da dijitalde de müşteri karar veremez, garsonu çağırıp "sen ne önerirsin" der. Menüyü kısaltmak ayrı bir iş ve kimse senin yerine yapamaz.

Servisin yerini tutmaz. Masaya gelen kişinin güler yüzü, siparişin doğru gelmesi, hesabın hızlı kapanması; bunların hiçbiri menüyle ilgili değil. Karekod, kötü bir akşamı iyi göstermez.

Taşırken menüyü bir kere gözden geçir

Menüyü dijitale taşımak, içeriğine yıllar sonra ilk kez dikkatli bakma fırsatı. Şu üç soruyu her satır için sor: bu ürünü son bir ayda kaç kere yaptım, yapması ne kadar sürüyor, sattığımda elime ne kalıyor? Cevabı zayıf olan kalemler menüyü uzatmaktan başka bir işe yaramıyor; malzemesi de dolapta bekleyip bozuluyor.

Sıralama da senin elinde. Basılı menüde sıralamayı değiştirmek yeni baskı demekti; burada müşterinin ilk gördüğü ürünü istediğin gün değiştirebilirsin. En çok kazandıran ya da en hızlı çıkan ürünü üste al, kategori adlarını insanların kullandığı kelimelerle yaz. "Sıcak İçecekler" herkesin anladığı bir başlıktır, uydurma isimler değil.

Kurarken dikkat edilecekler

Karekodu masaya yapıştırmadan önce şunları test et: kafede kendi telefonunla ve bir de eski model bir telefonla aç, ne kadar sürede açıldığına bak. Karekodu masanın kenarına değil, müşterinin oturunca göreceği yere koy; ayakta duran küçük bir tabela masaya yapıştırılan etiketten daha iyi çalışır. Menüyü kimin güncelleyeceğine karar ver: fiyatı değiştirecek kişi vardiya amiriyse, ona da giriş yetkisi lazım. Ve karekodun altına ne olduğunu yaz; "Menü için okutun" cümlesi olmayan karekodu birçok kişi okutmuyor.

Karekodun bir kere basılıp masada yıllarca durduğunu da unutma; menünün adresi değişirse eski karekodlar boşa çıkar. Adresi baştan doğru seç, sonra değiştirme.

Basılı menüyü tamamen atmak da şart değil. Çoğu yer için doğru düzen şu: masada karekod, kasada ya da girişte birkaç basılı menü. Baskıyı ayda birden yılda birkaç kereye indirmek bile kazançtır. Bu tarz işleri nasıl kurduğumuza teslim ettiğimiz işlerden bakabilir, diğer yazılarımıza da göz atabilirsin.

Biz IEF Software olarak kafeler için menüyü kendi sunucumuzda barındırıyoruz; işletmeci kendi panelinden fiyatı değiştiriyor, tükeneni gizliyor, yeni ürünü ekliyor. Menünün hızlı açılması ve telefonda düzgün görünmesi işin kendisi; süslemek sonraki mesele. Kendi kafen için konuşmak istersen bize yaz.

Diğer yazılar

  1. Personel yetkilendirme: kim ne yaptı

  2. Site hızı ve kaybedilen müşteri: yavaş sitede tam olarak ne oluyor