Ders notu ve ödev takibi: öğrencinin nerede kaldığını bilmek
Defterin son sayfası neden yetmiyor
Özel ders veren öğretmenin en çok zaman kaybettiği yer, dersin ilk beş dakikası. Öğrenci oturuyor, kitabı açıyor ve ikiniz de geçen haftayı hatırlamaya çalışıyorsunuz. Haftada iki üç öğrenciniz varsa bu sorun değil. On beş, yirmi öğrencide her birinin hangi konuda, hangi soru tipinde ve hangi ödevde kaldığını akılda tutmak mümkün değil. Ders notu ve ödev takibi tam bu boşluğu kapatır: derse girmeden önce öğrencinin nerede kaldığını bilirsiniz.
Çoğu öğretmen bir şekilde not tutuyor zaten. Kimi defterin kenarına yazıyor, kimi telefondaki not uygulamasına, kimi kitabın sayfasına küçük bir işaret koyuyor. Sorun not tutmamak değil, notların dağınık olması. Bir öğrencinin bilgisi üç farklı yerde durunca ders öncesi o üç yere bakmaya vakit olmuyor ve sonunda yine öğrenciye soruyorsunuz. Öğrenci de çoğu zaman "şu konuydu galiba" der, emin olmaz. Dersin ilk dakikaları tahminle geçer.
Ders notunda ne yazmalı
Uzun not tutmaya gerek yok. Ders bittikten sonra iki dakikada yazılabilecek dört satır, bir sonraki dersin ilk beş dakikasını kurtarır. İşe yarayan bir ders notunda şunlar olur:
- İşlenen konu: Kitap, ünite, sayfa ya da konu başlığı. Yalnızca "türev" değil, "türevde zincir kuralı, kitapta ikinci test" gibi sonradan bulunabilir bir yer.
- Takıldığı nokta: Öğrencinin anlamadığı ya da hep aynı yerde yanlış yaptığı şey. Ders notunun en değerli satırı budur.
- Verilen ödev: Ne verdiniz, hangi sayfa, kaç soru. Ödevi yazmadan geçerseniz bir sonraki derste kontrol edecek bir şeyiniz kalmaz.
- Gelecek dersin planı: "Önce ödev kontrolü, sonra zincir kuralına tekrar, vakit kalırsa yeni konu." Tek cümle yeter.
Bu dört satır her derste aynı sırayla yazılırsa zamanla alışkanlığa döner ve yazmak bir dakikaya iner. Önemli olan biçimin sabit olması. Bir gün uzun yazıp bir gün hiç yazmamak, notu güvenilmez kılar. Güvenmediğiniz nota da bir süre sonra bakmazsınız.
Ödevi verip unutmamak
Ödev vermek kolay, takip etmek zor. Öğrenci ödevi yapmadan geldiğinde ve siz de ne verdiğinizi tam hatırlamadığınızda konu kapanır, ödev sessizce düşer. Öğrenci bunu çabuk fark eder: ödev kontrol edilmiyorsa yapmaya da gerek yoktur.
Ödev takibinin basit bir kuralı var: verilen her ödev, bir sonraki dersin ilk işi olsun. Notunuzda yazılı olduğu için derse "geçen hafta otuz soru vermiştim, bakalım" diye başlarsınız. Yapılmamışsa bunu da nota yazarsınız. Tek seferlik aksama sorun değil. Ama notlarınızda üst üste üç hafta "ödev yapılmadı" görünüyorsa, bu artık bir desen. O noktada ödevin miktarını, zorluğunu ya da öğrencinin haftalık düzenini konuşmak gerekir.
Ödevin ölçüsünü de notlara bakarak ayarlayabilirsiniz. Hep yarım dönen bir ödev çoğu zaman tembellikten değil, öğrencinin haftasına sığmayan bir miktardan kaynaklanır. Okul, kurs ve sınav takvimi yoğun bir öğrenciye az ama her hafta eksiksiz yapılan bir ödev vermek, çok ama yarım kalan bir ödevden daha fazla ilerletir. Notunuz bu dengeyi görmenizi sağlar.
Ödevi kontrol ederken yalnızca yapılıp yapılmadığına değil, hangi sorularda yanlış çıktığına da bakın. Yanlış yapılan soru tipini "takıldığı nokta" satırına eklerseniz, ödev bir sonraki dersin planını kendiliğinden belirler. Böylece ödev, öğrencinin evde vakit geçirdiği bir iş olmaktan çıkar ve dersin pusulasına dönüşür.
Notu ne zaman yazmalı
En iyi zaman ders biter bitmez. Bir saat sonra yazılan not dersin yarısını kaçırır. Akşam toplu yazmaya kalkarsanız gün içinde gördüğünüz beş öğrencinin ayrıntıları birbirine karışır; kimin hangi soruda takıldığını karıştırırsınız.
Dersler arka arkaya geliyorsa, takviminizde iki ders arasına beş dakikalık bir boşluk bırakmayı düşünün. Bu boşluk hem not yazmaya hem bir sonraki öğrencinin notuna göz atmaya yeter. Kayıp gibi görünen o beş dakika, sonraki derste kazandığınız beş dakikayla ödenir.
Ders öncesinde de bir dakika ayırın. Öğrencinin son notunu okuyun, gelecek dersin planı satırına bakın. Kapıyı ya da bağlantıyı açtığınızda ne yapacağınızı biliyor olursunuz. Öğrenci bunu hisseder: hazırlıklı bir öğretmenle çalıştığını görür.
Notları nerede tutmalı
Burada doğru araç, kullanacağınız araçtır. Kâğıt defter, bilgisayarda bir tablo ya da telefonda bir not uygulaması; hepsi işe yarar, yeter ki tek bir yer olsun.
Kâğıt defter hızlıdır ve elinizin altındadır. Her öğrenciye ayrı sayfa açarsanız düzenli kalır. Zayıf yanı, yanınızda değilken bakamamanız ve kaybolma ihtimali.
Tablo öğrenci sayısı arttıkça rahatlatır. Her öğrenciye bir sekme, her derse bir satır; tarih, konu, takıldığı yer, ödev ve plan sütunları. Geriye dönüp bakmak, belli bir konuyu aramak kolaydır. Telefondan da açılabiliyorsa daha iyi.
Telefondaki notlar hızlıdır ama düzensizleşmeye en açık olanıdır. Her öğrenciye ayrı bir not açıp başlığına adını yazmak işi toparlar.
Hangisini seçerseniz seçin, iki kurala uyun. Birincisi, aynı öğrencinin bilgisi iki yerde durmasın. İkincisi, notlar yedeklensin. Aylarca tutulmuş notları bir telefon arızasıyla kaybetmek, öğrencinin geçmişini sıfırdan kurmak demek. Bu konuda veri yedekleme yazımız işinize yarayabilir. Notlar öğrenciye ait bilgiler de içerdiği için kimlerin görebildiğine dikkat edin; reşit olmayan öğrencilerde bu daha da önemli.
Notlardan desen çıkarmak
Düzenli tutulan notların asıl faydası birkaç hafta sonra ortaya çıkar. Bir öğrencinin son iki ayına baktığınızda, aynı konunun üç kez "takıldığı nokta" satırına yazıldığını görebilirsiniz. Bu, o konunun bir kez daha aynı şekilde anlatılması değil, başka bir yoldan anlatılması gerektiğini gösterir.
Sınav dönemine yaklaşırken de notlar plan yapmayı kolaylaştırır. Hangi konuların bittiğini, hangilerinin yarım kaldığını, hangilerinin hiç açılmadığını tek bakışta görürsünüz. Kalan haftaları buna göre bölersiniz; tahminle değil, kayda bakarak.
Bir de dönem sonu konuşmaları var. Öğrenci ya da ailesi "ne kadar ilerledi" diye sorduğunda, aklınızda kalan genel bir izlenim yerine somut bir tablo anlatabilirsiniz: hangi konuları bitirdiniz, nerede zorlandı, ödev düzeni nasıldı. Bu, emeğinizin karşılığını göstermenin en sade yoludur.
Nereden başlamalı
Bugün başlamak için büyük bir düzen kurmanıza gerek yok:
- Tek bir yer seçin: defter, tablo ya da not uygulaması. Bundan sonra her şey oraya.
- Her öğrenciye ayrı sayfa ya da sekme açın.
- Her dersin sonunda dört satır yazın: konu, takıldığı nokta, ödev, gelecek ders.
- Her dersi bir önceki ödevin kontrolüyle açın.
- Takviminizde dersler arasına kısa bir boşluk bırakın.
- Ayda bir, öğrenci başına notlara toplu bakın ve tekrar eden takılmaları işaretleyin.
- Notlarınızı düzenli olarak yedekleyin.
Ders saatini ayarlamak, online seansı açmak ve ödemeyi takip etmek gibi işler sizden ne kadar az vakit alırsa, nota ve hazırlığa o kadar vakit kalır. Hocalab akıllı takvim, online seans, öğrenci ve veli paneli ve ödeme tarafını üstlenir; ders notunu ve ödev takibini ise yukarıdaki düzenle sizin tutmanız gerekir. Hangi araçla olursa olsun, öğrencinin nerede kaldığını bilen öğretmen derse beş dakika önde başlar.
